2024 yılı küresel birleşme ve satın alma işlemleri hacminde yaklaşık 3 trilyon dolar düzeyine ulaşmışken, 2025 için bu rakam %50’nin üzerinde artışla 4,5 trilyon dolar olarak kaydedildi. Küresel işlem adedinde de önemli bir artış yaşanırken, 2025 boyunca büyük ölçekli birleşme ve satın almaların ağırlık kazanması dikkat çekti.
Türkiye tarafında işlem hacmi, global trendlerle paralel hareket ederek önceki yıla göre %50’nin üzerinde bir büyüme gösterdi ve 8,2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Değeri açıklanmayan işlemlerle birlikte bu seviyenin 18,5 milyar ABD doları olarak hesaplandığı öngörülüyor. 2025 yılında toplam işlem sayısı ise 574’e yükselerek, 2024’teki 475 sayısına göre belirgin bir artış sağladı.
Ülkede değeri açıklanan işlemlerin yaklaşık %40’ı perakende sektöründe gerçekleşti ve bu durum, yatırımcıların Türkiye’de daima büyük ölçekli, nakit akışı istikrarlı şirketlere odaklandığını gösteriyor. 2024 yılı için tahmin edilen toplam işlem hacmi 10,1 milyar ABD doları iken, 2025’te ortalama işlem büyüklüğü yaklaşık 32 milyon ABD doları olarak hesaplandı; bu da yatırımcıların Türkiye’de daha büyük ve nispeten daha düşük riskli yatırımlara yöneldiğini işaret ediyor.
Toplam işlem sayısının büyük bölümü startup ekosistemindeki girişimlere yönelik oldu; 2025 yılında işlemlerin yaklaşık %60’ı bu alana kaydı ve Türkiye’nin girişim ekosistemine olan güvenin sürdüğünü gösterdi.
2025 yılının öne çıkan işlemleri
- Araç Muayene İstasyonları (Turka) – MOI Ortak Girişimi: 1.720,0 milyon USD (Şubat 2025) – Hedef: Perakende – İlişkilendirme: Türkiye, İspanya, İsveç, Arjantin
- TANAP – Apollo Global Management: 1.000,0 milyon USD (Mart 2025) – Enerji – ABD kökenli yatırımcı
- Trendyol Go – Uber: 700,0 milyon USD (Mayıs 2025) – TMT – ABD
- Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı – Tek-Art Koç Holding: 504,0 milyon USD (Şubat 2025) – Perakende – Türkiye
- Alamos Gold (Doğu Biga Madencilik) – Nurol Holding: 470,0 milyon USD (Eylül 2025) – Enerji – Türkiye
- MacFit – Benefit Systems: 431,6 milyon USD (Mart 2025) – Perakende – Polonya
- Borusan Tedarik Zinciri Çözümleri – Ceva Logistics: 383,2 milyon USD (Nisan 2025) – Taşımacılık – Fransa
- İç Anadolu Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali – Socar Türkiye: 225,0 milyon USD (Aralık 2025) – Enerji – Türkiye
- Tračim Çimento – Titan Group: 190,0 milyon USD (Aralık 2025) – Endüstriyel Üretim ve Otomotiv – Yunanistan
- Medikal Park Grup – FOM Grup: 173,4 milyon USD (Temmuz 2025) – İlaç ve Sağlık – Türkiye
Rapora göre 2024’te tek mega işlem gerçekleşirken, 2025’te iki mega işlem görüldü. BP’nin TANAP’taki hissesinin 1 milyar USD karşılığında Apollo Global Management’a satışı ilk mega işlem olarak öne çıktı; Turka’nın işletme hakkını devralması ise en büyük işlem oldu. Ayrıca Uber’in Trendyol Go’nun %85 hissesini 700 milyon USD bedelle alması, TMT sektöründe oyunun değiştiğini gösteren önemli bir adımdı.
Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı’nın işletme hakkı devri ile Tek-Art’ın Villa Port ve Exclusive Port marinalarını satın alması da 2025’in öne çıkan işlemleri arasındaydı. Nurol Holding iştirakı Tümad Madencilik’in Doğu Biga Madencilik’i 470 milyon USD bedelle satın alması enerji ve doğal kaynaklar sektöründe dikkat çekti. Socar Türkiye’nin Gama Enerji’den İç Anadolu Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali’ni 225 milyon USD bedelle alması da sektörel ilgiyi artırdı.
En büyük finansal yatırımcı çıkışları perakende ve ilaç-sağlık alanlarında gerçekleşti; MacFit’in satışı ve Turkven’in Medical Park’ta bulunan hisselerinin FOM Grup’a devri bu alandaki öne çıkan hareketler olarak öne çıktı. Yerli yatırımcılar daha çok küçük ölçekli işlemlere odaklanırken, yabancı yatırımcılar daha büyük hacimli işlemlerde etkin oldu. 2025 yılında perakende sektörünün hacimde belirgin, ancak işlem adedinde TMT’nin en çok işlem sayısına liderlik ettiği görüldü.
2026 beklentileri raporda, yapay zeka ve dijital dönüşümü iş süreçlerine entegre eden şirketlerin talebinin sürmesi, finansal hizmetler, enerji, ilaç ve sağlık gibi sektörlerde küresel yatırımcı ilgisinin canlı kalması yönünde. Türkiye özelinde ise perakende, enerji ve TMT alanlarında büyümenin süreceği, girişimcilik ekosisteminin teknoloji ve yazılım alanında elde ettiği potansiyelin yatırım akışını destekleyeceği öngörülüyor. Makroekonomik istikrar ve enflasyonun düşürülmesiyle güven ortamının güçlenmesi, uluslararası sermaye akışını artırıcı bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Raporun tamamına ilişkin detaylar ve analizler için buradan ulaşabilirsiniz.










