QNB Türkiye, bilanço güçlendirme hedefi ve uluslararası piyasalardan uzun vadeli, düşük maliyetli dış kaynak elde etme amacıyla havale akımları ve ihracat alacaklarına dayalı bir seküritizasyon programını hayata geçirdi. Bu kapsamda, 10 yıla kadar uzanan vadelerde toplamda 380 milyon ABD doları tutarında finansman sağlandı. DPR işlemi, 2017 yılından bu yana banka için bir ilkin oluşturdu.
İşlemin aracı bankası olarak Standard Chartered Bank görev alırken, finansmanın yaklaşık 230 milyon ABD doları sürdürülebilir finansman niteliği taşıyor. Bu katkı, çevre odaklı yatırımların yanı sıra KOBİ’ler, kadınlar ve gençler gibi toplumun sosyal etkisini artıran projelerin finansmanında kullanılacak.
Yatırımcı tabanı ise ABD ve Körfez Bölgesi (GCC) merkezli aktörlerin yanı sıra uluslararası bankalar ve uzun vadeli portföy odaklı kurumsal yatırımcıları kapsıyor. Böylece yatırımcı çeşitliliği, QNB Türkiye’nin küresel piyasalardaki konumunu ve sürdürülebilir finansman yaklaşımına olan güveni net biçimde ortaya koyuyor.
Bu işlem, Türkiye’de kalkınma bankası statüsünden bağımsız olarak gerçek yatırımcılarla gerçekleştirilen uzun vadeli temalı seküritizasyonlar arasında öncü bir örnek teşkil ediyor. Faaliyet, dış kaynak arayışında yatırımcı tabanını genişletme ve Türkiye’ye yönelik sürdürülebilir sermaye akışını güçlendirme açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, konuyla ilgili olarak şunları kaydetti: “DPR seküritizasyonuyla, bankamızın uluslararası piyasalardaki erişimi ve yatırımcı güveni somut bir göstergedir. 380 milyon ABD doları büyüklüğündeki bu işlem, uzun vadeli ve sürdürülebilir finansmanı çeşitlendirirken bilanço yapımızı da dengeli biçimde güçlendiriyor. Ancak 230 milyon ABD dolarlık kısmın sürdürülebilir finansman niteliği taşıması, bu yaklaşımın uluslararası yatırımcılar nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu gösterir. Finansal dayanıklılığımızı artırırken reel sektörün dönüşümünü destekleyen uzun vadeli değer yaratan finansman modellerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Önümüzdeki dönemde finansman araçlarımızı çeşitlendirmeye ve sürdürülebilir finansmanı daha da artırmaya devam edeceğiz.”











