Uluslararası danışmanlık devi EY, 2026 yılında teknoloji şirketlerinin büyümeyi hızlandırmak ve operasyonel verimliliği güçlendirmek için odaklanacağı kritik alanlarla ilgili kapsamlı bir rapor paylaştı. Rapor, hiper-düzeyde bir yapay zeka dönemiyle karşı karşıya olduğumuzu ve bu dönemde lider konum için net bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Hızlı aksiyon almanın günümüz iş dünyasında neden belirleyici olduğuna dair vurgu yapılırken, yapay zekâ tabanlı inovasyonun hız kazandıkça stratejik ortaklıklar ve entegrasyon odaklarının da büyüme için kilit rol oynadığı belirtiliyor.
Rapor, 2026’da başarıyı belirleyen ana unsurun çevik hareket etmek olduğunu ve yapay zekâ odaklı inovasyon ile birlikte şirketlerin stratejik iş birlikleri aracılığıyla daha hızlı ölçeklenmeleri gerektiğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda Agentic AI olarak adlandırılan otonom karar alma becerileri, platformlar ve bulut çözümleri arasındaki etkileşim ve fiziksel yapay zeka ile robotik entegrasyonunun rekabet avantajını güçlendireceğini vurguluyor. Yapay zekânın hızla yaygınlaşmasıyla güvenilirlik ve etik konularının sadece bir uyum gereği değil, operasyonel zorunluluk haline geldiğini belirten rapor, yönetişimin iş süreçlerine dahil edilmesini ve güçlü veri altyapılarının inşa edilmesini kritik güvenlik önlemleri olarak öne çıkartıyor.
EY’nin 2026 için belirlediği 10 fırsat alanı şu başlıklar altında sıralanıyor: 1. Hiper-hızlı yapay zekâ döneminde stratejik iş birlikleriyle büyüme – Yapay zekâ odaklı ortaklıklar ve birleşme-satın alma/ortak girişim modelleri, şirketlerin hızlı ölçeklenmesini sağlayacak. 2. Platformlar arası birlikte çalışabilirlik ve fiziksel yapay zekâya geçiş – Platformlar ve bulutlar arasındaki entegrasyon, yazılım ile fiziksel dünyayı daha sıkı bir araya getirerek yeni büyüme kanalları açıyor. 3. Güvenli ve güvenilir yapay zekâ operasyonları – Güvenilirlik ve etik, operasyonel gereklilik haline geldi; riskler ve mevzuata uyum için sınırları netleştirmek ve süreçleri güçlendirmek hayati. 4. Yapay zekâ döneminde ticari stratejiyi yeniden tasarlamak – Fiyatlandırma modelleri artık çıktı ve değer odaklı yaklaşımlara kayıyor; müşteriler akışkan ve ölçülebilir faydalara odaklanıyor. 5. Esneklik için yapay zekâ modellerinin optimizasyonu – Açık ve kapalı modeller arasında doğru denge, maliyet, performans ve uyum açısından kritik bir karar alanı. 6. Dijital egemenlik odaklı tasarım ve verimli iş gücü modeli – Yerelleştirme ve regülasyonlar doğrultusunda dijital egemenlik yaklaşımı benimseniyor; yeteneklerin konumlanması ve hesaplama süreçlerinin coğrafi dağılımı önem kazanıyor. 7. Yapay zekâ zorluklarını alanında uzmanlarla yönetmek – Özellikle iş birimlerinde uzmanların görev alması, uygulama kalitesini ve sürdürülürlüğü artırıyor. 8. Dijital altyapı ve vergi stratejisinin AI dönemi için yeniden düşünülmesi – Yatırımlar, fikri mülkiyet yapısı ve maliyetlerin dağıtımı konusunda proaktif kararlar; dijital dönüşümün merkezine entegre bir vergi yaklaşımı gerekiyor. 9. AI destekli FinOps ile finans fonksiyonunun dönüştürülmesi – Gerçek zamanlı görünürlük ve akıllı kaynak yönetimi, finansı stratejik bir itici güce dönüştürüyor. 10. Yapay zekâ çağında kurumsal güvenliğin güçlendirilmesi – Proaktif siber güvenlik ve veri güvenliği yaklaşımları, otomatik tehdit tespiti ve sürekli kimlik doğrulama gibi uygulamalarla destekleniyor.
Raporun Türkiye versiyonunda EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı Emre Beşli, dijital egemenlik temasını merkeze alan bir dönüşümın teknolojide sürdürülebilir büyümenin anahtarı olduğunu belirtiyor. “Yapay zekânın potansiyelini güvenli ve güvenilir biçimde hayata geçirmek, bugün yalnızca bir hedef değil, kurumsal itibar ve mevzuata uyum açısından zorunlu bir adım olarak öne çıkıyor.”










