Türkiye’nin öncü özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası olan TSKB, 2025 Entegre Faaliyet Raporu ile sürdürülebilirlik yaklaşımını TSRS uyumlu olarak güncelleyerek Doğa ve Biyoçeşitlilik Politikası’nı yeni çerçeveye entegre etti. Rapor, finansal göstergeler kadar çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarını da kapsayacak şekilde paylaşılarak kamuoyuyla buluştu.
Yayımlanan belgenin odak noktalarından biri, doğa odaklı risklerin yönetimi ve portföy analizlerinin LEAP metodolojisiyle uyumlu hale getirilmesi sürecidir. TNFD çerçevesinde geliştirilen bu yaklaşım, kredi portföyünün sektörel ve coğrafi dağılımını inceleyerek doğayla olan etkileşimleri ortaya koymayı hedefler. Bu kapsamda elde edilen bulguların kredi süreçlerine ve portföy yönetimine adım adım entegre edilmesi planlanmaktadır.
Doğa bağımlılığının yüksek olduğu sektörlerdeki müşteriler için proaktif iletişim kurularak, etkiyi azaltıcı uygulamaların hayata geçirilmesi ve doğa pozitif çözümlerin benimsenmesi yönünde adımlar atılacaktır. Bu süreçte TSKB Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Meral Murathan, TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunu içeren 2025 Entegre Faaliyet Raporu ile önemli bir dönüm noktasına işaret ettiklerini belirtti ve sürdürülebilirlik performansını kapsayıcı bir çerçevede sunmanın önemine vurgu yaptı.
Sürdürülebilir finansman hedeflerinde yükseliş doğrultusunda, SKA bağlantılı finansmanda hedefi 15 milyar ABD dolarına, iklim finansmanında ise 5 milyar ABD dolarına çıkardıklarını duyuran Murathan, 2030 yılı için 3 milyar ABD dolarını sosyal finansman hedefi olarak belirlediklerini açıkladı. Uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarından sağlanan iklim ve çevre temalı kaynakları artırmayı sürdüren TSKB, COP31’e hazırlık kapsamında doğa pozitif dönüşüm ve iklim risklerinin azaltılması konularında paydaşlarla yürütülen çalışmaları güçlendireceklerini ifade etti.








