Resmi Gazete’de yayımlanan SPK’nın yeni teşkilat yapısı, finansal piyasalarda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Daire başkanlıklarının sayısının artırılması ve hizmet birimlerinin yeniden sınıflandırılmasıyla birlikte Finansal Teknolojiler Daire Başkanlığı’nın kurulması, dijital finans ve kripto varlık odaklı iş modellerinin merkezi regülasyonun dikkatine alındığını gösteriyor.
Global Bilişim Derneği Başkanı Şenol Vatansever, bu değişimin yalnızca kurumsal bir güncelleme olmadığını belirterek Türkiye’nin finansal gelecek vizyonunu güçlendirme amacı taşıdığını ifade etti. Dijital finans, tokenizasyon ve dağıtık defter teknolojilerinin finansal sisteme entegrasyonu sürecinde regülasyonun bu dönüşümü yönetecek kapasite kazanmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.
Değişikliğin zamanlaması tesadüf değil
- Dijital finans artık ana akıma yerleşti
- Tokenizasyon ve kripto varlıklar finansal ürünleşmeye yöneliyor
- Piyasa manipülasyonlarına ilişkin tartışmalar dijital platformlarda belirginleşiyor
- Risk yönetimi gerçek zamanlı verilerle şekillenecek
- Uluslararası regülasyon çerçeveleriyle uyum ihtiyacı artıyor
Kripto varlıklar perspektifinden yeni düzenleme
Yeni yapı, özellikle kripto varlıkların düzenlenmesi açısından kritik olarak değerlendiriliyor. Vatansever, kripto varlık ekosisteminin artık finansal sistemin dışında olmadığını belirterek, tokenizasyonun finansman, varlık devri ve menkul kıymetleştirme süreçlerinde giderek daha belirginleşeceğini, bu trendin sürüp gideceğini söyledi. SPK’nın yeni yapısının, bu dönüşümün regüle edilmesi için gerekli temeli attığını da vurguladı.
- Finansal Teknolojiler Daire Başkanlığı, düzenlemelerin merkezî referans birimi olacak
- Gerçek zamanlı veri ve davranışsal analizler entegrasyonu kolaylaşacak
- Dijital varlık saklama, tokenizasyon ve kripto hizmet sağlayıcılarının lisans türleri netleşecek
- Küresel düzenlemelerle uyum, uluslararası yatırımcı güvenini destekleyecek
- Tokenizasyonun finansmana ve reel varlık dönüşümüne açtığı alan daha genişleşecek
Piyasa üzerindeki kısa ve uzun vadeli etkiler
Yeni yapılanmanın kısa vadede belirsizlikleri azaltması ve net bir çerçeve sunması beklenmekte. Uyum, teknoloji ve veri süreçlerini erken benimseyen şirketler rekabet avantajı elde edecek; buna karşılık risk, uyum ve FinTech alanında yeni yetenek ihtiyacı doğacak. Uzun vadede ise üç ana dönüşüm öne çıkıyor: sermaye piyasalarının kapsamının genişlemesi, gözetim ve risk yönetiminin veri odaklı hale gelmesi, yenilik ile yatırımcı korunmasının birlikte ilerlemesi.
Türkiye açısından stratejik fırsatlar
Vatansever bu fırsatları şöyle özetledi: tokenizasyon, yabancı sermayenin Türkiye’deki reel ve finansal varlıklara daha rahat erişimini sağlayabilir; Fintech ve Web3 girişimleri için belirsizliğin azalması rekabet avantajı doğurabilir; dijital varlık tabanlı finansal ürünler finansal kapsayıcılığı artırabilir; reel sektör için yeni finansman modelleri ortaya çıkabilir. Doğru konumlanma ile Türkiye, bölgesel bir Web3 ve dijital finans merkezi hâline gelebilir.
Stratejik sonuç
Vatansever’in ifadesiyle, Türkiye’nin finansal rekabeti bundan sonraki dönemde bankacılık odaklı değil, sermaye piyasaları, dijital finans ve teknoloji tabanlı ürünler ekseninde şekillenecek. Bugün atılan adımlar sadece bugünü değil, önümüzdeki on yılı da belirleyecek.






