2026, ödemelerin geleceğini belirleyecek bir yıl olarak öne çıkıyor. Yapay zeka tabanlı üretken çözümler, kuantum bilişim ve blokzinciri gibi teknolojilerin hız kazanmasıyla, kartlı ödemelerden çok daha hızlı ve güvenli alternatifler küresel ölçekte yaygınlaşıyor. Bu çerçevede, Visa 2025’i dönüştürücü bir yıl olarak tanımlarken, 2026’da köklü bir kırılımın yaşanacağını işaret ediyor.
Agentic (ajan tabanlı) ticaret, günlük alışveriş akışına daha doğal entegre olurken, dijital kimlik güvenliği yapay zeka çağında yeniden tanımlanıyor. Stablecoin’lerin küresel ödeme altyapılarında ivme kazanması ve üyelik gerektirmeden kart bilgisi kullanılarak yapılan ödemelerin adımlarını azaltması, sektörde öne çıkan gelişmeler arasında bulunuyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, bu dönüşüm sürecinde güvenli ve erişilebilir ödeme deneyimlerini mümkün kılmaya odaklandıklarını vurguluyor: “Güvenli ve sorunsuz ödeme deneyimlerini daha geniş ölçekte erişilebilir kılmaya odaklanıyoruz. 2026’da da agentic ticaret, stablecoin çözümleri, dijital kimlik güvenliği ve temassız ödemeler gibi alanlarda sürdürülebilir bir ekosistem kurulmasına öncelik vereceğiz.”
Agentic ticaretin ana akıma geçişi için yol haritası, yüz yüze ticaretten e-ticaret ve mobil alışverişe uzanan süreçte yeniden şekilleniyor. 2026 itibarıyla yapay zeka destekli asistanlar üzerinden yürütülen ticaret modeli sıradışı bir gerçeklik kazanacak ve kullanıcılar, bu asistanlara yalnızca ödeme yetkisi vermekle kalmayacak; bütçe limiti ve hangi kategorilerde alışveriş yapılabileceği gibi tercihlerde de söz sahibi olacak. Böylece, yapay zeka kullanıcı adına karar veren ama kontrolün tamamen kullanıcıda kaldığı bir alışveriş ortaklığı sunuyor.
Dijital kimlik güvenliği alanında ise yapay zekâ tabanlı tehditler büyüyor. Dolandırıcılık vakaları, deepfake’ler ve sentetik kimliklerle daha karmaşık bir hal alırken, 2026’da bu tehditlerin hacmi ve karmaşıklığı artacak. Sektör ortaklarıyla yürütülen iş birlikleri, riskleri azaltmaya yönelik yetkinlikler ve teknolojiler geliştirme yönünde öncü adımlar atıyor. Visa, bu mücadelede kilit aktör olarak kalmayı sürdürüyor.
Stablecoin’ler hız kazanıyor; yerel para birimlerinin oynaklığına karşı güvenli bir transfer aracı olarak görülen stablecoin’ler, özellikle sınır ötesi ödemeler ve gelişmekte olan pazarlarda önemli bir rol üstleniyor. GENIUS Act gibi regülasyonlar ve piyasa projeksiyonları 2030’a kadar stablecoin pazarının büyümesini işaret ediyor. Visa, 40’tan fazla ülkede 130’dan fazla stablecoin bağlantılı kart programını destekliyor ve bu varlıklar üzerinden mutabakatı sağlıyor. Ayrıca dijital ödeme altyapısını güçlendirmek adına Stablecoin Danışmanlık Servisiyle bankalar ve fintech’ler için stratejik rehberlik sunuluyor.
Kart bilgilerini girerek ödeme tarihe karışıyor trendinde, çok adımlı süreçler yerini tek tıkla ödemeye bırakıyor. Dijital cüzdanlar ve e-ticaret platformları üzerinden hızlı, güvenli ve kesintisiz ödemeler giderek yaygınlaşıyor. 2019’da kart bilgileriyle yapılan ödemelerin oranı yüksekken, 2025’de bu pay yüzde 16’ya geriliyor ve önde gelen e-ticaret oyuncularında tek haneli seviyelere iniyor. Tokenleşme sayesinde birçok pazarda kart bilgilerinin kullanımı tamamen ortadan kalkabilir.
Nakitin rolü değişmeye devam ediyor; küresel dolaşımda yaklaşık 11 trilyon dolar tutarında nakit bulunuyor olsa da, 2026’da tüketici ödemelerinin yarısından fazlasının kartla gerçekleştirildiği bir dönem bekleniyor. Ayrıca B2B dijitalleşme adımları, dijital cüzdan yenilikleri ve yeni mikro işletmelerin ekosisteme katılımı, yüksek gelirli tüketicilere yönelik yeni değer önerileri ve dijital ödeme yöntemlerindeki çeşitlilik ön plana çıkıyor.











