Türkiye’nin kalkınmasına kesintisiz güç veren ve 75 yıllık tecrübesini sürdürülebilir hedeflerle taçlandıran TSKB, basınla buluşarak yeni döneme dair vizyonunu paylaştı. 2025 yılında elde ettiği güçlü performansla birlikte, 2026 için öngörülen büyüme ve stratejiler de masaya yatırıldı. Ozan Uyar ise 2025’i, sürdürülebilirlik ve kapsayıcı büyüme hedefleriyle uyumlu bir şekilde kapattıklarını ifade etti ve 2026’da bu yönde değer yaratmayı sürdürmeyi hedeflediklerini belirtti.
Türkiye’nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası olan TSKB, 2025 finansal sonuçları ve yeşil dönüşüm odaklı çalışmalarını paylaşmak üzere düzenlenen toplantıda, uzun vadeli finansman desteğinin büyüklüğü, kredi portföyünün genişlemesi ve özkaynak karlılığı gibi önemli göstergelere değindi. 2025 yılı boyunca uluslararası finansal kuruluşlarla kurduğu iş birlikleri ve sendikasyon kredileriyle toplam 1,8 milyar ABD doları seviyesinde finansman sağlaması, kurumun likidite ve güvenilirlik konusundaki duruşunu pekiştirdi.
Aktif büyüklükte önemli artışlar ile değerlendirilen yıl, 326,7 milyar TL’lik toplam aktif büyüklüğüne ulaşımı işaret etti. Uzun vadeli nakdi finansman desteğinde yaklaşık 2 milyar USD’ye yaklaşan rakamlar ve kurdan arındırılmış bazda %11,2’lik büyüme ise kredi portföyünün 235,9 milyar TL’ye çıkmasına yol açtı. Böylece güçlü özkaynak karlılığı %29,3 seviyesine yükseldi.
Uluslararası kaynaklar ve sürdürülebilir finansman açısından 2025, TSKB için kayda değer bir yıl oldu. Dünya Bankası Grubu üyesi IBRD ile 300 milyon Euro, KfW ile 250 milyon Euro, EBRD ile 75 milyon Euro kredi anlaşmaları ve AIIB ile 200 milyon dolarlık destek gibi çok sayıda iş birliği sözleşmesi imzalandı. Ayrıca OPEC Fund ile 50 milyon Euro’luk ilk ortaklık ve benzeri adımlar, dijital altyapıdan kapsayıcılığa uzanan geniş bir yelpazede özel sektör projelerini finansal olarak desteklemeyi sürdürdü.
Deprem bölgesinde yeşil iyileşme ve kalıcı destek amacıyla yapılan çalışmalara değinen Uyar, 2023’ten bu yana bölgeye 600 milyon USD’nin üzerinde deprem temalı finansman sağlandığını, özellikle kadın ve genç istihdamını güçlendiren projelerle sosyal toparlanmanın güçlendirildiğini söyledi. 2026’da da deprem bölgelerindeki sürdürülebilirlik odaklı adımların süreceğini ve mevcut kredilerin ötesinde sosyal-kültürel kalkınmaya yönelik çalışmaların da süreceğini belirtti.
Türkiye Yeşil Fonu ile dönüşüm hız kazanıyor diyen Uyar, fundun ilk yatırımını Ateş Çelik’e yaptıklarını hatırlatarak, yenilenebilir enerjiye odaklı yatırımlar için kapasite artışı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. 2025’te 155 milyon USD olan fon büyüklüğünün, 2026’da yeni yatırımcı katılımı ile 300 milyon USD’ye çıkarılmasının planlandığı belirtildi. Bu adımlar, yeşil dönüşüm ve iklimlendirme alanında sermaye desteğini artırmaya yöneliktir.
Danışmanlık ve etkileşim ağı genişliyor TSKB’nin 75 yıllık birikimi, 2025 yılında Afrika’dan Türkiye’nin 27 farklı şehrine uzanan kapsamlı bir projeye finansal ve teknik danışmanlık olarak yansıdı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile yürütülen iş birlikleri, deprem sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde bölge ekonomisine katkıyı büyüttü. 2026’da da ürün yelpazesinin genişlemesiyle yeni müşteriler kazanılmaya ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine katkı sunmaya devam edilecektir.
2026 vizyonu: sanayi ve insan odaklı teknolojik dönüşüm çerçevesinde yapay zeka, döngüsel ekonomi ve iklim adaptasyonu gibi konular ön planda. Net sıfır hedefleri ve enerji dönüşümü doğrultusunda karbon yoğun sektörlerin yeşil dönüşümünü hızlandıracak finansman modelleri geliştirilecek. Toplam 4 milyar USD’lik iklim finansmanı hedefi ise bu yaklaşımın merkezinde yer almaya devam ediyor.
Eğitim ve sanatta sürdürülebilir kalkınma vizyonu kapsamında, depremlerden etkilenen illerde 11 ilde 11 kütüphane projesi ile çocukların gelişimine katkı sağlandı. 75. Yıl Ana Sınıfı, Yarının Kadın Yıldızları, 75. yıl özel bestesi ve Sürdürülebilirlik Atölyeleri gibi programlar da toplumsal faydayı önceleyen faaliyetler arasında yer alıyor. Ayrıca, genç sanatçıları desteklemek amacıyla yürütülen TSKB 75. Yıl Güncel Sanat Yapıtı Yarışması, farklı şehirlerden gelen başvurularla ülke kültürüne yeni eserler kazandırdı.





