İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Rekabet Kurulu soruşturması hakkında, özellikle rakiplerle ortak bir hareket içinde mı yoksa sadece bilgi alışverişi mi olduğunun iki ayrı süreç olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. İki tarafın birbirinden ayrılması gerektiğini ifade eden Aran, rekabeti bozucu bir unsur olmadığını ve ara kademeden yönetici alımı yapılmadığını belirtti; ayrıca transfer iddialarının da mevcut olmadığını sözlerine ekledi.
Deprem sonrası Malatya’da sürdürülen konut projeleriyle ilgili olarak kalıcı konutlar kurulduğunu ve banka çalışanlarına törenle teslim edildiğini aktaran Aran, bölgedeki acil ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra uzun vadeli destek programlarının da yürütüldüğünü kaydetti. Şeşece’nin arazisiyle ilgili tartışmalara değinen Aran, arsanın 171,5 milyon dolar karşılığında satıldığına dikkati çekerek, bu tür işlemlerde emsalsiz konumu ve fırsat maliyetinin hesaplandığını ifade etti. Boğaza yakınlığı nedeniyle değerli olan arsanın, emsalsiz bir konumda olduğunun altını çizdi.
İş Bankası’nın Şişecam’a yönelik bu arsa satışında, piyasa şartları ve finansal hesaplamaların rolünü vurgulayan Aran, karar süreçlerinin matematiksel ve teknik olarak alındığını belirtti. “İş Bankası’nda her karar, o dönemdeki gerçeklere ve rasyonel analizlere dayanır; bilgi kirliliğine yer yoktur ve masa başı haberlerle hareket edilmez” şeklinde konuştu. Ardından, ücretler toplu iş sözleşmesiyle belirlenen müzakere süreci hakkında bilgi vererek, söz konusu tutarın KAP açıklamaları veya basına yansıyan bilgiler doğrultusunda kamuoyuyla paylaşıldığını söyledi. Soruların çoğunun kaynaklarına yöneltilmesi gerektiğini vurguladı.
Aran, Şişecam’a ait arsa üzerinden yapılan eleştirilerin, kısa vadeli çıkar hesapları üzerinden değil, uzun vadeli yatırım ve değer odaklı kararlar üzerinden değerlendirildiğini ifade etti. Şişecam’ın dünya çapında bir üretici olarak derinleşen stratejisinin, gayrimenkul yatırım kararlarını etkilediğini söyleyen Aran, “Kabul edilebilir bir değer karşılığında böyle bir arsa işinin değerlendirilmesi gerektiğini” vurguladı. Bu bağlamda kararların gerçekçi ve rasyonel bir analizin ürünü olduğunu sözlerine ekledi.










