Günümüzde dijital ödeme çözümlerinin hayatımızda kazanığı yer, tek bir kanalla sınırlı kalmıyor ve kullanıcılar için hız ile güvenin bir arada olduğu çok katmanlı bir deneyim sunuyor. Visa Finansal Hizmetler Araştırması, mobil ödemelerden dijital bankacılığa, açık bankacılıktan blokzincire kadar pek çok yeniliğin ödeme yolculuğunu nasıl zenginleştirdiğini gösteriyor. Çalışma, bireylerin ihtiyaç, alışkanlık ve güven beklentilerine göre dijital çözümleri nasıl değerlendirdiğini ortaya koyuyor.
Girişimde yaş aralıklarına göre çözümlerin benimsenmesi ve bu çözümlerden beklenen değerin değişimi, genç kullanıcıların hız ve pratiklik arayışına odaklandığını, orta yaş ve üzerinin ise güven ile alışkanlıkların belirleyici olduğunu işaret ediyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, Türkiye’nin dijital ödeme ekosisteminin dinamik yapısını vurgulayarak, günlük hayatta mobil temassız ve karekod çözümlerinin hızla artan talebe cevap verdiğini ve güvenin temel bir gereklilik olarak kaldığını ifade ediyor. Odağın, küresel ağımızı güvenlik çözümleriyle birleştirerek Türkiye’nin ödeme yolculuğunu bir üst seviyeye taşıması yönünde olduğunu belirtiyor.
Analitik bakış açısı ise Türkiye’de finansal davranışları uzun vadeli verilerle analiz eden bir yaklaşımı öne çıkarıyor. Sonuçlar, yeni ödeme yöntemlerinin görünürlüğünü artırsa da kartlı ödemelerin günlük işlemlerde hâlâ baskın konumda olduğunu gösteriyor. Ankete katılanların yaklaşık on kişiden sekizinin karekodı ve yedi kişinin çoğunun mobil temassız ödemeyi farklı sıklıkla kullandığı ve haftalık ortalama 4–5 işlem gerçekleştirdiği saptanıyor. Ancak bilinirliğin yüksek olması, kartlı ödeme yöntemlerinin kullanım genişliğini değiştirmekte yetersiz kalabilir.
Açık bankacılık kavramı henüz yarıdan fazlası için netlik kazanmasa da, kullanıcılar bu yaklaşımın getireceği kolaylıkları netleştiriyor: Gelir-gider takibi ve kredi kartı bilgilerine tek noktadan erişim beklentileri giderek belirginleşiyor. Kripto paralar hakkında ise yüksek farkındalık mevcut, fakat kullanıcılar temkinli davranmayı sürdürüyor.
Fiziksel şube gerekliliği konusunda ise katılımcıların yarısı şubenin zorunlu olmadığını düşünürken, yaklaşık yarısı dijitalleşen bir dünyada bile insan teması, güven ve destek için fiziksel bir temasın önemli olduğunu belirtiyor. Bu bulgular, finansal deneyimin çok kanallı ve ihtiyaç anına göre şekillenen bir yapı olduğunu gösteriyor.
Araştırmanın metodu ve iş birliğiyle yürütülen FutureBright çalışması,CAWI yöntemiyle 1.000 katılımcı üzerinde Türkiye temsiliyetine uygun olarak tasarlandı. Çalışma, dijital bankacılık, fintech çözümleri, ödeme tercihlerı ve açık bankacılık alanlarında kullanıcı davranışlarını, ihtiyaç motivasyonlarını ve güven beklentilerini derinlemesine inceliyor.










