Jeopolitik gerilimlerin artması ve belirsizliklerin sürmesi, küresel piyasalarda dalgalanmalara zemin oluştururken Türkiye’deki normalleşme sürecinin ivmesini sınırladı. Ancak ekonomi yönetimimizin koordine politikaları, iç finansal piyasalardaki tepkinin dengede kalmasına katkıda bulundu. Emtia fiyatlarındaki artışın enflasyon, dış finansman ihtiyacı ve bütçe üzerinde yaratabileceği potansiyel etkiler, yönelimleri belirleyen başlıklar olarak dikkat çekiyor; bu bağlamda jeopolitik gelişmelerin yönü, bu etkilerin büyüklüğünü şekillendirecek görünümünü sürdürüyor.
2026’nın ilk çeyreğinde ekonomimize 2 trilyon 601 milyar TL kredi desteği sağladık, diyen Genel Müdür Kaan Gür, konuşmasına şu ifadeleri ekledi: “İlk üç ayda sunduğumuz kredi desteğini toplamda 2 trilyon 601 milyar TL’ye çıkarırken, bunun 2 trilyonu nakdi olmak üzere toplam meblağ bu seviyeye ulaştı. Faaliyetlerimizin odak noktası, mevduatlarımızın 2 trilyon 318 milyar TL’ye ve toplam aktiflerimizin 3 trilyon 644 milyar TL’ye ulaşmasını sağladı.”
“Konsolide yapımız %16,1’lik güçlü sermaye yeterlilik oranını koruyarak reel sektörü desteklemeye devam etti. 2026 yılının ilk çeyreğinde vergi giderleri 7 milyar 712 milyon TL olarak gerçekleşti ve bu dönemin ardından net kârımız 19 milyar 143 milyon TL olarak kaydedildi. Bu sonuçlar, müşterilerimizin güvenine ve çalışanlarımızın özverisine dayalı olarak elde edildi; tüm paydaşlarımıza teşekkür ederiz.”









