Birleşme kararı, Sermaye Piyasası Kurulu’nun onayını aldı ve bu süreçle Lider Sistem Teknolojileri A.Ş., tüm varlıklarıyla MİA Teknoloji A.Ş. bünyesine katılacak şekilde faaliyetlerine devam edecek. Net sonuç olarak, MİA Teknoloji, Lider Sistem’in kapladığı alanda savunma, kritik altyapı, yapay zeka ve enerji alanlarındaki kapasitesini tek çatı altında toplayarak küresel büyüme hedeflerini güçlendirecek.
Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yayımlanan açıklamaya göre birleşme sonrası sermaye yaklaşık 492,5 milyon TL artırılarak 986,5 milyon TL’ye yükseldi. Lider Sistem ortaklarına yaklaşık 492,5 milyon adet MİA Teknoloji payı ihraç edilecek; bu işlemde her 1 TL nominal değerli Lider Sistem payına karşılık 2,9316 TL nominal değerinde MİA Teknoloji payı verileceği hesaplandı. Ortak paylaşımla kurulan yeni yapı, iki şirketin toplamından daha fazlasını yansıtıyor; mühendislik, Ar-Ge ve saha entegrasyonu kapasiteleri tek çatı altında birleştirilmiş durumda ve birleşik değerler aktif olarak yaklaşık 11 milyar TL, öz sermaye olarak ise yaklaşık 8,2 milyar TL olarak öngörülüyor. Ayrıca bu yapı, borsada işlem gören 39 şirket arasında öz kaynak açısından ilk 3, aktiflik açısından ilk 10 içinde yer almayı hedefliyor.
Birleşmenin amacı, karşılıklı tercih temelinde kurulan kuvvetli bir iş birliğini temsil etmek. Sermaye artışının tamamı Lider Sistem ortaklarına tahsis edilmiş olup ve Lider Sistem’in bağımsız bir halka arz yoluna gitmeksizin birleşik yapıda pay sahibi kalması, iki tarafın da gelecek için eşit bir güç olduğunu gösteriyor. Bu ortak yapı sayesinde MİA Teknoloji’nin Ar-Ge, yazılım geliştirme, proje yönetimi ile Lider Sistem’in kritik tesis yönetimi, yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri, biyometrik tanıma ve saha uygulamaları konularındaki uzmanlığı tek bir çatı altında birleşmiş durumda.
Birleşme sonucunda oluşan yeni yapı, üç temel sütun üzerinde odaklanacak. İlk olarak, ulusal güvenlik için yerli ve entegre izleme sistemlerini geliştirmek üzere çalışılacak; ayrıca kritik kamu tesisleri, savunma altyapıları ve enerji tesisleri için görüntü yönetimi, güvenlik ve olay yönetimi konularını tek bir çatı altında birleştirecek. İkinci sütun, farklı marka ve platformları tek karar katmanında toplayarak, kurumlara ölçeklenebilir ve siber güvenlikli güvenlik mimarileri sunmayı hedefliyor. Üçüncü sütun ise ihracat odaklı büyümeyi esas alıyor; NATO projeleri ve yüksek katma değerli uluslararası iş birlikleriyle gelir karması güçlendirilerek dış pazarlara yönelik adımlar atılacak.
Bu dönemde raylı sistemler ve demiryolu lojistiği, bölgesel yeniden yapılanmanın etkili bir parçası olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin savunma teknolojileri ve kritik altyapılar konusundaki kapasitesi güçlendirilirken, iki şirketin birleşmesiyle Ar-Ge gücü, mühendislik yetkinlikleri ve saha deneyimi tek çatı altında birleşecek. Böylece küresel rekabet için sağlam bir temel oluşturuluyor ve Türk teknoloji markası olarak uluslararası arenada daha güçlü bir konum hedefleniyor.










