2025 yılı ilk yarısında küresel ve yerel dalgalanmalara rağmen Türkiye ekonomisinde makro finansal istikrarın önemli ölçüde korunduğunu görmekteyiz. Bu süreçte hem yurt içi dinamikler hem de küresel gelişmeler, normalleşme yönünde etki yarattı ve risk iştahındaki artış, ülke risk primlerinde düşüşleri beraberinde getirdi. Enflasyonun gerilediği bir ortamda faiz indirimleri kademeli şekilde sürdü ve bu durum finansman koşullarını iyileştirdi.
2025 yılında güçlü sermayemizle ekonomimize 2 trilyon 467 milyar TL kredi desteği sağladık ifadesiyle özetlenen performans, Gür’ün değerlendirmeleriyle desteklendi. Açıklamasında şu sözler öne çıktı: 2025 için toplam kredi büyüklüğünü 2 trilyon 467 milyar TL seviyesine çıkardık; bunun 1 trilyon 921 milyar TL’si nakdi olarak gerçekleşti. Mevduatlarımız 2 trilyon 173 milyar TL’ye, aktiflerimiz ise 3 trilyon 559 milyar TL’ye ulaştı. Konsolide sermaye yeterlilik oranımız %19 düzeyinde kaldı ve reel sektörü desteklemeye devam ettik. Bu yıl sonunda vergi giderinin ardından 57 milyar 224 milyon TL konsolide net kâr elde edildi. Çalışanlarımız ve tüm paydaşlarımıza güvenleri için teşekkür ederiz.
Bankamız, bu dönemde iç ve dış finansman koşullarını güçlendirerek ekonomiyi destekleyen etkin bir rol oynamayı sürdürdü. Bu çerçevede, sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen adımlar ve paydaş odaklı yaklaşım, gelecekteki finansal güçlülüğü pekiştirecek nitelikteydi.






