Kuveyt Türk Portföy Genel Müdürü Hamit Kütük, katılım fonlarının toplam aktif büyüklüğünün 2,2 trilyon liraya yükseldiğini belirtirken, sektörün pazar payının %17,2’ye ulaştığını vurguladı. salgın sonrası yatırımcı davranışlarında belirgin bir kırılma yaşandığını ifade eden Kütük, enflasyonist ortamın yatırımcıları sadece tasarruflarını korumaya değil, reel getiri arayışına da yönlendirdiğini söyledi. Bu süreçte mevduat ve katılma hesaplarının ötesine geçilerek hisse senedi, borçlanma araçları, sukuk ve diğer sermaye piyasası enstrümanlarına yönelimin hızlandığını belirtti. Ayrıca bilgiye erişimin hızlanması ve dijitalleşme sayesinde yatırımcı tabanının daha bilinçli ve dinamik bir yapıya kavuştuğunu ifade etti.
Yatırımcı kitlesindeki dönüşüm, sadece geleneksel ürünlerle sınırlı kalmayıp alternatif yatırım araçlarına olan ilgiyi de artırdı. Kütük, farklı varlık sınıflarına yatırım yapabilen fonların çeşitlenmesiyle profesyonel portföy yönetimine erişimin kolaylaştığını ve bu durumun fon piyasalarında önemli bir büyümeyi tetiklediğini belirtti. Katılım esaslı fonlar da bu büyümeye anlamlı bir pay alıyor. Nitekim katılım fonlarının aktif büyüklüğü 2,2 trilyon liraya ulaşırken pazar payının %17,2 seviyesine yükselmesi bu ilginin somut bir göstergesidir.
Alternatif araçlar sektör açısından yüksek potansiyel taşıyor sözleriyle sözlerini sürdüren Kütük, katılım esaslı yatırımın hâlâ çoğunlukla hisse senedi ve sukuk ekseninde şekillendiğini aktarırken, özellikle gayrimenkulün Türkiye için önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti. Gayrimenkulün yatırımcı tabanında köklü ve güçlü bir varlık sınıfı olduğunu söyleyen Kütük, bu ilginin Gayrimenkul Yatırım Fonları (GYF) gibi yapılandırmalar üzerinden kurumsal ve ölçeklenebilir bir forma kavuşmasının katılım finansı için önemli bir fırsat sunduğunu kaydetti. Ayrıca önümüzdeki dönemde GYF’lerde stokların menkul kıymetleştirilmesiyle kırılımın artacağını, Girişim Sermayesi Yatırım Fonları (GSYF) tarafında ise daha yapısal bir dönüşümün öne çıktığını ifade etti.
Türkiye’de geliştirilen fonların yurt dışında daha kolay satılabilmesi için regülasyon değişiklikleri gereği konusunda Kütük, Malezya, Endonezya ve Körfez ülkelerinin küresel varlık yönetimi şirketlerini bölgelerine çekmek amacıyla rekabet içinde olduklarını belirtti. Farklı İslami yatırım ürünlerinin sunulması, fon sayısındaki artış, dağıtım kanalları, regülasyon ve vergi kolaylıklarıyla bu ülkelerin bölgesel merkez olma çabalarının sürdüğünü söyledi. Türkiye’nin bu alandaki konumunu güçlendirmek için atılması gereken temel adımları sıralayan Kütük, İstanbul Finans Merkezi’nin hayata geçmesiyle sektörün görünürlüğünün ve finansal sistem içindeki ağırlığının artmasının beklendiğini ifade etti. Ayrıca İstanbul’un bölgesel varlık yönetimi merkezi haline gelmesi için rekabetçi bir regülasyon ve teşvik yapısına ihtiyaç bulunduğunu, sermaye piyasası araçlarının tokenizasyonuna ilişkin mevzuat ve operasyon altyapısının geliştirilmesinin de önemli olduğuna vurgu yaptı. Türkiye’de geliştirilen fonların yurt dışında daha kolay satılabilmesi için regülasyon değişikliğine ihtiyaç olduğunu yineledi.
Katılım endekslerine yönelik talep güçleniyor diyen Kütük, yatırımcıların borsaya olan ilgisinin son dönemde arttığını belirtti. Katılım endekslerine yönelimin güçlendiğini ifade eden Kütük, 2022 öncesinde katılım esaslarına uygun hisse senedi yoğun fonlarda yatırımcı sayısının 10 binin altında olduğunu, bugün ise bu rakamın 90 binin üzerine çıktığını kaydetti. Portföy yönetim şirketleri perspektifinden bakıldığında, katılım endekslerinde şirket çeşitliliğinin de iyileştiğini aktaran Kütük, 2022 öncesinde katılım finans esaslarına uygun şirket sayısının 200’ün altında olduğunu, şimdi 228’e ulaştığını söyledi. Yıllar içindeki halka arzlar ve gelecekte şirketlerin katılım bankacılığı ürünlerine yönelimi ile sukuk piyasasında aktif rol almanın artmasıyla bu sayının daha da büyüyeceğini belirtti. Endeks tarafında ise önemli bir yoğunlaşma bulunduğunu vurgulayan Kütük, katılım tüm endeksinde 228 şirket mevcut olsa da ilk dört şirketin toplam ağırlığının %52’yi oluşturduğunu, bunun endeks derinliğini sınırladığını ve portföy çeşitlendirmesini kısıtladığını ifade etti. Yoğunluğun azaltılması için büyük ölçekli ve likit şirketlerin katılım endeksine dahil edilmesinin kritik olduğuna dikkat çekti ve böyle bir genişlemenin aktif portföy yönetiminde alfa üretimini destekleyeceğini kaydetti.
Kuveyt Türk Portföy olarak yönetilen toplam portföy büyüklüğü 533 milyar lirayı aştı ifadesiyle Kütük, sektördeki konumlarının güçlenmeye devam ettiğini belirtti. Katılım esaslı fonların henüz yeni oluşu ve geniş bir kesimin bu ürünleri tanımıyor olması nedeniyle bu büyümenin sürdüğünü söyledi. Şirketin güçlü konum ve liderliğinin sürdüğünü belirten Kütük, bugün ulaştıkları noktayı vizyon, stratejik adımlar ve yatırımcı güveninin somut bir göstergesi olarak nitelendirdi. Küresel piyasalar açısından da uluslararası arenada etkinliklerini artırmayı hedeflediklerini belirten Kütük, Mart ayı itibarıyla 60 yatırım fonu, 10 emeklilik fonu, 7 Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) ve 2 Gayrimenkul Yatırım Fonu (GYF) ile toplam 79 fon ve özel portföy yönetimiyle önemli bir aşama kaydettiklerini söyledi. Islamic Finance News Investor 2025 raporuna göre Türkiye’nin en büyük katılım esaslı yatırım fonlarını yönettiklerini belirtirken, Avrupa’da 10 milyar doları aşan büyüklükle en büyük katılım esaslı fon yönetim şirketi konumunda olduklarını vurguladı.







