QNB Türkiye, uluslararası piyasalardan uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak sağlama hedefiyle havale akımları ve ihracat alacaklarına dayalı bir seküritizasyon programını hayata geçirdi. Bu yapı kapsamında toplam 320 milyon ABD doları tutarında yeni finansman bulundu ve işlem, 10 yıl vadinin farklı dönemlerinde yapılandırılarak banka bilançosunun dayanıklılığını güçlendirdi. 2026 itibarıyla toplam seküritizasyon finansmanı ise 700 milyon ABD dolarına ulaşmış durumda.
İlgili süreç, Japonya ve Avrupa merkezli bankaların yanı sıra uluslararası kalkınma kuruluşlarının da dikkatini çekti. Bu ilgi, QNB Türkiye’nin küresel finansman piyasalarındaki konumunu pekiştirirken, Türkiye’ye yönelik sürdürülebilir sermaye akışının çeşitlenmesini ve genişlemesini destekliyor. Finansmanın yaklaşık 51 milyon ABD doları sürdürülebilir finansman olarak tasarlandı; bu kaynak, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, yeşil bina yatırımları, düşük karbonlu üretim süreçleri ile birlikte su ve deniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik mavi projelerin finansmanında değerlendirilebilecek bir çerçevede kullanılıyor.
Genel Müdür Ömür Tan ise konuyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi paylaştı: “Uluslararası piyasalarda yatırımcıların daha seçici olduğu günlerde, 320 milyon ABD doları tutarındaki DPR seküritizasyonumuz, QNB Türkiye’nin küresel piyasalara erişimini güçlendirmenin yanı sıra Türkiye’ye yönelik uzun vadeli yatırımcı güvenini somut biçimde ortaya koyuyor. Bu yapı ile finansman portföyümüzü daha uzun vadeli ve dengeli bir şekilde çeşitlendiriyoruz; bilançosal dayanıklılığımızı da pekiştirmiş oluyoruz. 51 milyon ABD dolarlık bölümünün sürdürülebilir finansman kapsamında tasarlanması ise etki odaklı yaklaşımımızın yatırımcılar tarafından kabul gördüğünün bir göstergesidir. Net sıfır hedefimize bağlı kalarak, düşük karbon dönüşümünü destekleyen çözümlere öncelik vermeye devam edeceğiz.”










